• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Aile ve Evlilik Terapisi
Evlilik Sorunları, Aile Sorunlarıi, Evlilikte Kıskançlık, Öfke Kontrolsüzlüğü, Çift Sorunları, Boşanma Aile Sorunları, Aldatma Aile Sorunları, Evlilikte İletişim
Cinsel Terapi
Vajinismus Terapisi, Cinsel isteksizlik, Ağrılı cinsel ilişki, Erken boşalma, Sertleşme sorunları, Orgazm bozuklukları, Geç boşalma, Eşler Arası Cinsel Uyum Problemleri
Bireysel Terapi
Hipnozla Bireysel Danışmanlık. Cinsel Taciz. Travma. Korku ve Fobiler. Cinsel Danışmanlık. Obsesif Kompulsif bozukluk(takıntılar). Öfke, Özgüven Eksikliği, Sosyal Fobi
Çocuk,Ergen Terapisi
Ergen Sorunları, Ergen Ebeveyn Çatışması, Sınav Kaygısı, Okul Başarısı, Konuşma Bozuklukları, Kekemelik,
Tavsiye / Teşekkürler
Site Haritası

Anasayfa

Online Terapi Danışmanlık Hizmeti Verilmektedir.
Sentez İstanbul Danışmanlık Merkezi                     

Bir evlilik ilişkisinde çiftleri bir arada tutan şeyler olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilir.        Evlilikte çiftleri bir arada tutan olumsuz özellikler toplumsal statü kaybı korkusu, değişiklik ve belirsizlik korkusu yalnız kalmaktan korkma, sahip olunan ortak mülkü kaybetme korkusu, alışkanlık, ilişki bağımlılığı, dini inançlar, toplumsal değer yargıları, orijin ailenin boşanma konusundaki baskıları olarak sıralanabilir.
Kadında orgazm bozukluğu olağan bir cinsel uyarılma evresi olmasına rağmen orgazmın sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmaması olarak tanımlanmaktadır.       Kadınlarda orgazm bozuklukları sanıldığından ve erkeklerdekinden çok daha karmaşıktır. Ayrıca kadınlar orgazmı tetikleyen uyarının türü ve yoğunluğu açısından çok farklı tepkiler verirler. Bu nedenlerle orgazm bozukluğu tanısı çok dikkatli bir klinik değerlendirmeyi zorunlu kılar.
Uyarılma bozukluğu DSM-IV de sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde cinsel uyarılmanın yeterli bir ıslanma, kabarma tepkisini sağlayamama  ya da cinsel etkinlik bitene kadar bunu sürdürememe olarak tanımlanmaktadır. Cinsel uyarılma sorunu yaşayan kadınlar yeterli ön sevişme ve klitoral uyarı olmasına rağmen yeterince uyarılmamakta ve ıslanamamaktadırlar.             Ülkemizde kadınlardaki cinsel uyarılma sorununun ne sıklıkta olduğu kesin olarak bilinememektedir. Uyarılma bozukluğunun çok çeşitli nedenleri olmakla birlikte ülkemizde en çok rastlanan neden yetersiz cinsel eğitim, ayıp, günah, suçluluk duygularını  öne çıkaran baskıcı gelişimsel nedenler ön planda bulunmaktadır. Yine cinsellikle ilgili  psikolojik çatışmalar  cinsellikle ilgili ailevi ve toplumsal baskılar uyarılma sorununa neden olmaktadır.
Cinsel etkinlik esnasında olağan bir cinsel uyarılma evresinden sonra orgazmın sürekli ya da yenileyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmamasına  geç boşalma denir. Buna göre erkekte geç boşalma bir orgazm bozukluğu olarak tanımlanmaktadır.             Erkekte geç boşalma ilk cinsel aktivitelerden başlayarak yaşam boyu süren tipi, sonradan gelişen, durumsal genelleşmiş ya da birleşik etmenlere bağlı karmaşık tip olarak değişik şekillerde görülebilir.
Vajinismus vajina kaslarında cinsel birleşme(koitus) engelleyecek nitelikte sürekli ya da yineleyici bir biçimde istem dışı kasılmaların olmasıdır. Vajinismusta istem dışı bu kas spazmları çoğunlukla vajinaya girme girişimi öncesinde ya da vajinaya girme teşebbüsü esnasında meydana gelir. Bazı vajinismus sorunu yaşayan kadınlarda vajinaya bir şey girme düşüncesi ya da vajinal ilişkinin zihin dilinde canlanması ile bile bu istemsiz kasılmalar tetiklenebilir.
Kendiliğinden oluşan doğal bir zihin durumu olan hipnoz insanlık tarihi kadar eskidir. Biz farkında olsak da olmasak da kabul etsek de etmesek de günlük hayatın akışı içinde bu zihin durumunu hep yaşarız. Örneğin bir sevdiğimiz bir filmi izlerken bizi çağıran birini duymayabiliriz. Televizyon reklam sektörü bu hipnoz durumunu çok kullanır. Kısacası hipnoz trans ve telkinin bir arada olduğu farklı odaklanmış bir bilinç halidir
Toplum içinde eleştirilmekten beğenilmemekten dışlanmaktan korkan içine kapalı utangaç ürkek kişilerdir. Kafaları başkalarının kendilerini nasıl gördükleriyle meşguldür. Kendilerine güvenmezler. Sevileceklerini kabul edileceklerinden emin olmadıkları sürece başkalarıyla yakın ilişkiler kuramazlar. Kendi iç dünyalarında yaşarlar.
 4