• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Aldatma Psikolojisi ve Aldatma Nedenleri

Aldatma Psikolojisi ve Aldatma Nedenleri
       Aldatma PsikolojisiBundan önceki yüzyıllarda kadın erkek arasındaki ilişkilerde hizmet etme ve kendini adama ilişki dinamiğine hâkimken günümüzde bireyselleşmeve kişilerin kendini gerçekleştirmesi kişilerin temel amacı haline gelmiştir. Bunun sonucunda bütün ikili ilişkiler ve ilişkideki kişiler birbirinden bireysel mutluluk beklentilerinin karşılıklı doyurulmasını bekler hale gelmişlerdir.
      Eşlerin birbirine desteği ve bakımı tutkulu aşk beklentisi ile yer değiştirmiştir. Başka bir değişle cinsellik soyun devamı için gerekli birşey olmaktan çıkıp eşlerin bireysel beklentilerini karşılayabilecekleri bir zemin haline gelmiştir.
İlişkilerde kalıcılık, fedakârlık, devamlılık, güvenlik ve günü yaşama gibi daha yüzeysel yönelişler ilişkilerin gündemine oturmuştur.
      Kısacası toplumdaki hızlı değişmeye koşut olarak eşler/partnerler için ilişkinin anlamı da değişmiştir. Artık çiftler ailevi kültürel, ekonomik ve geleneksel nedenlerden ziyade ilişkileri onları tatmin ederse ilişkiye bağlılıklarını sürdürmektedir.

      İkili ilişkilerde bütün bu hızlı ve çalkantılı değişmelere rağmen aldatmanın ilişki üzerindeki olumsuz etkisi ağırlığından hiçbir şey kaybetmemiştir. Aldatma dün olduğu gibi bu günde ilişkide deprem yaratmaya devam etmektedir. Ancak depremin etkilerinin aldatılan eşte daha şiddetli hissedildiğinin altı çizilmelidir.
      
İlişkilerde eşe yapılan baskının altında korku vardır. Evlilikte eşin kendisine bağlı olmaması ve özgürce davranması kadar korku veren bir şey yoktur.

      İlişkide aldatma çift arasında büyük bir sırdır. Çiftin ilişkisinde samimiyetsizliğe ve ilişkilerinin sığlaşmasına yol açar. Bir evlilik ilişkisinde mesafe ve uzaklaşmaya üçüncü kişi ile yaşanan cinsellikten ziyade gizlilik buna neden olur. Çünkü bir kişinin Yalan söylediği, kendisinden bilgi sakladığı, yanılttığı, koptuğu, aldattığı bir insana kendisini yakın hissetmesi olanaksızdır. Dolayısı ile aldatma üç kişi ile oynanan bir üçgen oyunudur. Üçgen oyuncuların duruş tarzını belirler. Aldatılan eşi dışlanmış ve gitgide uzaklaştırılmış bir pozisyonda tutar. Kısacası aldatan eş yalan söylediği eşinin yanında bir türlü kendini rahat hissedemez.
      Gizli bir ilişkinin açığa çıkması evlilik ilişkisine zarar verme potansiyelini içinde barındığı gibi aynı zamanda eşlerin dürüstlüğüne ve birbirlerine bağlılığına göre evlilik ilişkisini güçlendirebilir de.

 Aldatma açığa çıktıktan sonra ilişkide neler olur?

      Aldatma ortaya çıktığında ilk başta aldatılan eşi alt üst eder. Gece yarılarına kadar süren hareketli münakaşalar başlar. Çoğu zaman bu tartışmalara tutkulu sevişmeler de eşlik der. Çift hareketli tartışmalar ile tutkulu sevişmeler arasında gidip gelmeye başlar.
İlişki duygusunda hem olumlu hem de olumsuz gerilim çok yüksek düzeylere çıkar. Bu iki uçlu gerilim aldatma krizi döneminde ilişkilerini canlandırmaya yardımcı olur. İlişkilerindeki bu canlanma bir taraftan onları sevindirirken bir taraftan da onları şaşırtır. İşte tam bu noktada çiftlerin birbirine yakınlaşarak ilişkilerini derinleştirmeleri ve geleceğe taşımaları bu yakınlaşmaların kaygı güdümünde mi? yoksa yakınlık güdümünde mi? yapıldığına göre belirlenir. 
      Kaygı güdümlü yakınlık ya da uzaklık ilişki hakkında tarafsız ve berrak bir biçimde düşünmeyi desteklemekten çok engellemeye yatkındır. Yakınlaşma aldatmanın acısını sindirmede gerekli olan ilk adım olmasına rağmen sonuç her zaman olumlu olmayabilir.
      
Bir çift aldatmanın açığa çıkmasından sonra yeni bir güven ortamını nasıl oluşturabilir?

      Başlangıç olarak çift kendi ilişkilerini incelemelidir. Varsa ilişkilerindeki mesafe uzaklığını kabul etmelidir. Birbirlerine özen gösterme konusunda gevşek davranmaya başlamışlarsa bunu kabul etmeliler. Bir bakıma ilişkideki iki insandan her biri ilişkinin nasıl gittiği konusundan sorumludur. Ve her ikisi de bu sorumluluğu almalıdır. Güvenmenin birbirlerinin emrine amade saymamak ve özen göstermemek şeklinde işlenmesinin yaralı olmadığını her ikisi de anlamalıdırlar.
      Bu noktadan sonra çift aldatmanın açığa çıkmasını daha derin düzeyde samimiyet, yakınlaşma, içlerini birbirlerine dökme konusunda bir sıçrama tahtası olarak kullanılabilirler.   
      
İlişkinin temelini güven oluşturur. Bu da her bir bireyin ilişkide dürüstlüğünden beslenir ve dürüstlük en çok tek eşlilikte sağlanabilir.

      Aldatmanın ortaya çıkmasından sonra aldatılan eşin gerçekleri duyması çok acı verse de gerçeklere kişi korku ve fanteziden daha rahat katlanabilir. Ancak genelde aldatmanın açığa çıkmasından sonra işler böyle yürümez. Tipik olarak aldatılan eşler eşini denetlemek ya da ona yemin ettirmek gibi davranışlar sergiler. Bazen de travmanın verdiği acı ve şokun etkisi ile eşlerinin evden gitmesini sağlarlar ya da kendileri tepkisel davranarak evden ayrılırlar Eşin her şeyini denetim altında tutarlar. Cep telefonlarını maillerini ve faturalarını durmaksızın incelerler. Yani bireyselliğin yerini güvenlik arayışları alır. Bu da aşk ilişkisinin kimyasını bozar. İlişkide çok önemli olan kendiliğindenlik ve dolayısı ile içtenlik zarar görür.
     
Evlilikte aileyi en çok iki şey yerinden zıplatır. Bunlardan biri ölüm diğeri aldatmaktır. Hatta aldatma aileyi ölümden daha çok zıplatır. Çünkü aldatma ölüm gibi doğal bir olay değildir. Yapılan araştırmalarda aldatma nedeniyle oluşan depresyona eşin ölümü nedeniyle oluşan depresyondan daha çok rastlandığı bulunmuştur. Çünkü cinsellik insan için özel biriyle paylaşılacak bir durumdur. Başka türlü davranışlar insan doğasına aykırıdır.
      
Aldatılan kişi kendini değersiz, sevgiye layık olmayan biri gibi hisseder. Öfkelidir. Kızgındır. Bu duygu durumunda ne yapacağını bilemez. Onu bu hali eşine misilleme yapmasına neden olabilir. Yani aldatılan eş bu tuzağa düşebilir. Ancak bu davranış ilişkide saptamaya yönelik olmadığı gibi ikinci bir yanlışı ilişkilerin gündemine oturtur.
Genelde aldatılan taraf kadınsa kadın aldatmaya karşı duygularını bastırır. Sineye çeker. Diğer bir kısmı evliliğini/ilişkisini bitirir.
      Bazen üçüncü kişi ile ilişki bitirilip evlilik devam etse bile aldatılan kişi beğenilme hisseder. Eşinin üçgenin diğer tarafındaki kişide ne bulduğunu sorgulamaya başlar. Yani su bir kez bulanmıştır. Suyun tekrar durulması hiç de kolay başarılacak bir durum değildir.
      
Taraflar aldatmanın ortaya çıkmasından sonra kendi ilişkilerini dürüst bir şekilde gözden geçirmelidirler. Aldatma çiftin ilişkisinde sarsıcı bir kayıptır. Sarsıcı kayıplarına köklü bir mesafe koyarak birbirlerinden daha da uzaklaşma şeklinde cevap verme tuzağına düşmemeliler ve mevcut ilişkilerine daha fazla zarar vermemeliler.

      Aldatmanın ortaya çıkmasından sonra aldatılan eş düşünce, duygu ve davranış süreçleri üzerinde en azından bir süreliğine kontrolünü yitirir. Hiç durmadan bu konuda eşine soru sorma gereksinimi içindedir.
      Klinik deneyimlerimden aldatmanın eşler arasında henüz temel güven duygusunun oluşmadığı ilişkinin ilk yıllarında özellikle ilk bir yılında olması durumunda ilişkinin toparlanmasının çok zor olduğunu gözlemledim. Bu da ilişkide güvenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bize göstermektir.
      Aldatma çoğu zaman birden bire oluşmaz yavaş yavaş oluşur. Çoğu zaman aldatılan eş ilgi azalması vb. nedenlerle aldatılacağını sezebilir. Eğer somut belirtiler varsa durumu öngörüp bunun önüne geçebilir. Yani aldatma aşamalı bir süreç halinde gerçekleşir. Aldatma diğer eş tarafından ne kadar erken fark edilirse o kadar çok üçüncü kişi ile ilişkinin bitme şansı vardır. Örneğin diğer eş hoşlanma aşamasında bunu fark edebilirse daha kolay durdurulabilir. Ancak burada ince ayar iş yapılmalı kıskançlık nedeni ile evlilik ilişkisine daha fazla zarar vermeme temel alınmalıdır. 
      Aldatma çiftin gündemine bir kez oturduğunda çiftin aldatma travmasına vereceği tepki kaygı tarafından örgütlendiği için çiftin bu krizi yönetmesi bir profesyonel yardım lamdan hemen hemen olanaksız gibi bir şeydi. Ancak bir evlilik terapistinin rehberliğinde bu aldatma depreminde gelecekteki yaşamları için kıymetli şeyler keşfedebilir.
Aldatma sonrası çiftlerin ilişkisini belirleyecek olan en önemli şey çiftlerin önemli ilişkisinin niteliği, bağlılıkları aldatılan eşin aldatmaya bakış açısı, aldatılan eşin kişilik yapılanması ve en önemlisi de aldatan eşin aldatma sonrası takınacağı tavır ve davranışlardır. Yani güveni yeniden inşa etme işi büyük oranda aldatan eşin yapabileceği bir şeydir.

Aldatmada Nedenler

I. Günümüzde kişilerin evlilikten beklentileri ve evlilik hayalleri şekil değiştirmiştir. Bu idealler bazen eşlere karşılayabileceklerinden daha fazla yük yüklemektedir. Yükselen evlilik idealleri diğer eşten eşin her bir ihtiyacını karşılamasını bekleme gibi imkânsız bir yükü ilişkilerin sırtına yüklemektedir. Bir kişinin her bir ihtiyacını karşılamak hem ilişkinin hem de kişinin doğal kapasitesinin üzerindedir. Yükselen evlilik beklentileri ilişkide arzu ve ihtiyaçların karşılanmadığı algısına yol açarak evlilik ilişkisinde bozulmalara ve hayal kırıklıklarına yol açmaktadır.

II. Yeni bir ilişki kişiye kendilik değeri duygusunun güçlendiği hissini verir. Kişide çekicilik ve cinsel yeterlilik açısından kendine güvenin artığı hissi yaratır. Kişinin Bağımsızlık duygusu canlanır. Ancak bütün bunlar geçici olarak hissedilen duygulardır. Gerçekten kişinin duygusal açıdan büyümesinin emaresi olan gerçek ve kalıcı bir büyüme değildir.

III. Her ilişki doğası gereği diyalektiktir. Yani zıtlar daima birbirini çeker aynı zamanda daima birbirini iter. Kişi ilişki içinde mahremiyete özlem duyma diğer yanda bağımsızlık arzusu bir yandan da ilişkinin verdiği güvenlik ve dinginlik aynı zamanda her şeyin önceden tahmin edilebilirliğinin can sıkıntısı ve biri tarafından çok iyi tanınıyor olmanın rahatlığı diğer taraftan da evlilik sorumluluklarının yükü gibi zıt duyguları eş zamanlı olarak yaşar.

IV. Bazen çiftler ilişkilerinde güvenliği sağlamak amacıyla farklı bireyler olmaları nedeniyle özgürlüğün bireysel olası nedenlerinden kaçınmak için birlikteliklerini bilmeden bir yarı açık cezaevine çevirirler. Doğal olarak kişi bu yarı açık ceza evinden ne pahasına olursa olsun kaçmak ister.

V. Bazı yazarlar aldatmayı insanın eş zamanlı olarak hem güvenliğe hem maceraya hem de güvenilir olana ama aynı zamanda yeniye özlem duyması ile açıklarlar.

VI. Aldatmanın sebebi sanıldığı gibi güzellik, çirkinlik ya da çekicilik değildir. Ancak ilişkide karşılanmayan ihtiyaçlar önemli bir etken olabilmektedir. Bu çeşit aldatma kişilerin ilişkide bulamadıklarını bulma çabasıyla içine düştükleri durumdur.

VII. Bazen aldatma kişinin depresyondan korunmak ya da depresyonun verdiği acıyı hafifletmek için başvurulan bilinç dışı bir savunma mekanizmasıdır.

VIII. Erkeklerin aldatma nedenleri arasında biyolojik eğilimin bir parça etkili olduğu kabul edilmekle birlikte direkt aldatma nedeni değil dolaylı bir nedeni olduğu kabul edilmektedir.

IX. Evlilik dışı ilişkinin ardındaki neden sanıldığı gibi kusurlu bir eş, kötü bir evlilik değildir. Toplumsal olarak böyle bir önyargı olmakla beraber bu her zaman doğru değildir. Çiftlerin birinin ya da her ikisinin buna inanıyor olması aldatma sonrası evliliğin gidişatını olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biridir.

X. Kişinin hayır diyememesi yani kişisel sınırlarını çizememesi de aldatmada önemli nedenlerden biridir.

XI. Kişinin orijinal ailesinde aldatma rol modelleri varsa (amcalar, dayılar vb.) aldatma o kişi için olağan bir durum gibi algılanabilir.

XII. Evlilikte yaşanan olası sorunlar nedeniyle eşler birbirini sürekli aşağılar ve değersizleştirirse aşağılanan kişi kendini daha iyi hissedebilmek ve hayata tutunabilmek için aldatmaya eğilim gösterebilir.

XIII. Eşlerden birinin rollerde bir denge sağlayamaması, rollerden birini fazla benimsenmesi örneğin; erkeklerin işe kadınların ise çocuğun bakımına fazlaca f kendini kaptırması aldatmaya zemin hazırlayabilir.

XIV. Bizim kültürümüzde “ben erkeğim aldatırım” düşüncesinin aldatmada önemli bir etken olduğu düşünülmektedir.

XV. Evlilik ilişkisinde stres faktörleri çiftin karşılayabileceği seviyeyi aşınca eşlerden biri dengeyi sağlamak için üçüncü bir kişiyi bilinçsizce devreye sokar. Yani gizli ilişkiler tıpkı evlilikte oluşan diğer üçgenler gibi çoğunlukla kişinin baş etmekte zorlandığı kaygıya tepkisel olarak verilen bir karşılıktır.

XVI. İlişkide taraflardan birinin arzuları ve ihtiyaçları karşılanmadığı algısının oluşması önemli aldatma nedenlerinden biridir.

Shu. Güldane KAVGACI
Aile ve Evlilik Terapisti& Cinsel Terapist